Nakit Akışı Yönetimi: Kârlı Görünüp Neden Para Kalmıyor?

Kendi rakamlarınızla nakit dönüşüm sürenizi hesaplayabilecek, 13 haftalık bir nakit projeksiyonu kurabilecek ve darboğazı oluşmadan görebileceksiniz.

Güncelleme
5 Eylül 2026
Okuma süresi
14 dakika
Bölüm
7
Okunma
1
Bu yazı kimin için?

Cirosu büyürken kasası rahatlamayan, vadeyle satıp peşin alan, ay sonunu takip etmek zorunda kalan işletme sahipleri ve finans sorumluları.

İşletmelerin battığı yer çoğu zaman zarar değildir. Bilanço kârlı görünürken kasada para kalmaz; maaş günü gelir, tedarikçi arar, vergi çıkar ve ödenecek nakit yoktur. Kâr bir muhasebe sonucudur; nakit ise bir zamanlama meselesidir.

Aradaki fark tek cümleyle şudur: kârı satış yaptığınız anda yazarsınız, parayı ise tahsil ettiğiniz anda alırsınız. Arada geçen süre boyunca o kârı finanse etmek zorundasınız — ve o finansmanı çoğu zaman farkında olmadan kendi cebinizden yaparsınız.

Bu yazı üç şey öğretiyor: kâr ile nakit arasındaki farkın nereden doğduğu, nakit dönüşüm sürenizi kendi rakamlarınızla nasıl hesaplayacağınız ve önümüzdeki üç ayı gösteren basit ama işe yarar bir projeksiyonu nasıl kuracağınız. Her formülün yanında adım adım çözülmüş bir örnek var; kendi sayılarınızı yerine koyup ilerleyin.

01

Kâr ile nakit neden aynı şey değil?

Kâr, gelir ile giderin farkıdır ve satış anında yazılır. Nakit ise paranın fiilen girip çıktığı andır. Vadeli satış, peşin alım, stok ve yatırım harcamaları bu iki sayıyı birbirinden ayırır. Kârlı bir ay, nakit açığı veren bir ay olabilir.

Aynı ay, iki farklı tablo
KÂR TABLOSU (tahakkuk)
  Satış ................. 500.000   (60 gün vadeli)
  Satılan malın maliyeti  350.000
  Giderler ..............  90.000
  ────────────────────────────────
  KÂR ...................  60.000   ✓ kârlı

NAKİT TABLOSU (aynı ay)
  Tahsilat ..............       0   (vade dolmadı)
  Tedarikçiye ödeme ..... 350.000   (peşin alındı)
  Giderler ..............  90.000
  ────────────────────────────────
  NAKİT .................-440.000   ✗ açık

Aynı ay hem kârlı hem nakit açığında.
Sebep zarar değil, ZAMANLAMA.
Tahsilatların damlayarak girdiği, ödemelerin çıktığı ve seviyenin kritik çizginin altına indiği kap şeması

Örnekteki tablo abartı değil, büyüyen işletmelerin olağan hâlidir. Satış arttıkça vadeli alacak da artar; mal almak için peşin ödersiniz ama parayı iki ay sonra alırsınız. Yani büyüme, nakit AÇISINDAN bir maliyet kalemidir. Hızlı büyüyen işletmelerin en sık yaşadığı sıkışmanın sebebi budur.

  • Vadeli satış: kâr bugün yazılır, para 30-90 gün sonra gelir.
  • Stok: nakit rafta bekler; satılana kadar hiçbir işe yaramaz ama para çıkmıştır.
  • Peşin alım: tedarikçi vade vermiyorsa aradaki farkı siz finanse edersiniz.
  • Yatırım: makine ve demirbaş nakitten tek seferde çıkar, kârdan yıllara yayılarak (amortisman) düşer.
  • Vergi ve prim: kârdan bağımsız takvimi vardır; ay sonunda kasada yoksa gecikme başlar.
  • Kredi anapara ödemesi: gider değildir, kârı düşürmez ama nakitten çıkar.
02

Nakit dönüşüm süresi: paranız kaç gün dışarıda?

Nakit dönüşüm süresi, tedarikçiye ödediğiniz andan müşteriden tahsil ettiğiniz ana kadar geçen gün sayısıdır. Üç bileşeni vardır: stokta bekleme, alacakta bekleme ve borçta kazanılan süre. Kısaldıkça işletme sermayesi ihtiyacı azalır.

Formül ve örnek hesap
Stok gün      = (Ortalama stok / Satılan malın maliyeti) × 365
Alacak gün    = (Ortalama alacak / Satış) × 365
Borç gün      = (Ortalama borç / Satılan malın maliyeti) × 365

NAKİT DÖNÜŞÜM SÜRESİ = Stok gün + Alacak gün - Borç gün

Örnek:
  Stok gün ....... 55
  Alacak gün ..... 68
  Borç gün ....... 30
  ─────────────────────
  Nakit dönüşüm = 55 + 68 - 30 = 93 gün

Yani para 93 gün boyunca işletmenin dışında.
Bu 93 günü finanse eden birileri var: ya siz, ya banka.

Bu sayının değeri tek başına değil, kendi geçmişinizle karşılaştırıldığında ortaya çıkar. 93 gün iyi mi kötü mü? Sektöre göre değişir. Ama geçen yıl 74 gündü ve bugün 93 ise, ciro aynı kalsa bile daha fazla nakde ihtiyacınız var demektir — ve bu, hiç kimse fark etmeden olur.

Bir günün parasal karşılığı
Günlük satış = Yıllık satış / 365
Bir gün kısalmanın nakit karşılığı ≈ Günlük satış

Örnek:
  Yıllık satış ....... 18.000.000
  Günlük satış ....... 18.000.000 / 365 = 49.315

Alacak gününü 68'den 60'a indirirseniz:
  8 gün × 49.315 ≈ 394.520 TL nakit serbest kalır.

Yeni satış yapmadan, indirim vermeden, kredi çekmeden.
Sadece tahsilatı sekiz gün öne alarak.
BileşenNasıl kısalırYan etkisi
Stok günYavaş devreden ürünü azaltmak, sipariş sıklığını artırmakFazla azaltılırsa satış kaybı ve acil sipariş maliyeti
Alacak günVadeyi kısaltmak, peşin iskontosu, tahsilat takibiRekabetçi olmayan vade müşteri kaybettirebilir
Borç günTedarikçiyle vade pazarlığıPeşin iskontosundan vazgeçilir; hangisi kârlı hesaplanmalı
Nakit dönüşüm süresinin üç bileşeni ve müdahale yolları
03

13 haftalık nakit projeksiyonu

Nakit planlaması aylık değil haftalık yapılır; darboğaz ay ortasında oluşur ve aylık tabloda görünmez. Yaygın uygulama 13 haftalık (bir çeyrek) bir tablodur: her hafta için açılış nakdi, tahsilatlar, ödemeler ve kapanış.

Tablonun iskeleti
                    H1      H2      H3      H4   ...
AÇILIŞ NAKDİ        A       =K1     =K2     =K3

GİRİŞLER
  Vadesi gelen alacak
  Peşin satış
  Diğer (iade, faiz, satış)
  ─────────────────────────
  Toplam giriş        G

ÇIKIŞLAR
  Tedarikçi ödemeleri
  Maaş ve SGK
  Kira, enerji, sabit gider
  Vergi
  Kredi taksidi (anapara + faiz)
  ─────────────────────────
  Toplam çıkış        C

KAPANIŞ NAKDİ       K = A + G - C

Her hafta kapanışı, sonraki haftanın açılışıdır.
  1. 01

    1. Açılış nakdini gerçek al

    Banka ve kasa bakiyelerinin toplamı. Bloke tutarları ve henüz geçmemiş çekleri düşün; "görünen" bakiye ile kullanılabilir bakiye aynı değildir.

  2. 02

    2. Alacakları vade tarihine yaz

    Fatura tarihine değil, VADE tarihine. Müşteri geçmişte hep geç ödüyorsa, gerçekleşen ortalama gecikmesini ekleyin — plan iyimser olursa hiçbir işe yaramaz.

  3. 03

    3. Sabit çıkışları takvimle

    Maaş, SGK, vergi, kira ve kredi taksidi tarihleri bellidir. Bunlar tahminin değil, takvimin konusudur; önce bunları yerleştirin.

  4. 04

    4. Değişken çıkışları tahmin et

    Tedarikçi ödemeleri satış planına bağlıdır. Geçmiş oranı kullanın: satışın yüzde kaçı mal alımına gidiyor?

  5. 05

    5. En düşük haftayı işaretle

    13 hafta içindeki en düşük kapanış, gerçek nakit ihtiyacınızdır. Ortalama değil, EN DÜŞÜK. Ortalamaya bakan işletme, o haftayı yaşamadan planı doğru sanır.

  6. 06

    6. Her hafta güncelle

    Tablo bir kez yapılıp bırakılan bir belge değil, kayan bir penceredir: her hafta geçen haftayı gerçekleşmeyle değiştirin ve sona bir hafta ekleyin.

04

Vade uzatmanın gerçek bedeli

Müşteriye vade vermek bir finansman hizmetidir ve bedeli vardır: o süre boyunca parayı siz finanse edersiniz. Vade farkı koymuyorsanız, iskonto veriyorsunuz demektir — sadece adı konmamıştır.

Vadenin size maliyeti
Aylık finansman maliyeti = m  (kendi kaynak maliyetiniz)
Vade = g gün

Vadenin maliyeti ≈ m × (g / 30)

Örnek — aylık finansman maliyeti %4 varsayımıyla:
  30 gün vade → %4,0
  60 gün vade → %8,0
  90 gün vade → %12,0

Yani 90 gün vadeyle vade farkı almadan satış yapmak,
%12 iskonto vermekle aynı kapıya çıkar.

Not: buradaki %4 örnektir. Kendi finansman maliyetinizi
koyun — banka faizi, ortak sermayesinin fırsat maliyeti
ya da peşin iskontosundan vazgeçtiğiniz tutar.

Bu hesabın pratik sonucu şudur: peşin fiyatı ile vadeli fiyatı aynı olan bir liste, vadeli müşteriye sessizce indirim yapıyor demektir. Doğru yaklaşım tek fiyat listesi değil, vadeye göre farklılaşan bir listedir — ya da peşin ödeyene açıkça iskonto.

UygulamaNe sağlarDikkat
Peşin iskontosuTahsilatı öne çeker, alacak gününü kısaltırİskonto oranı finansman maliyetinizden düşük olmalı
Vade farkıVadenin maliyetini fiyata yansıtırSözleşmede ve faturada açıkça yazılmalı
Vade sınırıRiski sınırlarMüşteri bazında limit, ciroya göre değil riske göre
Kısmi peşinatNakdin bir kısmını hemen alırÖzellikle özel üretim ve proje işlerinde
TeminatRiski azaltırTeminat tahsilatı hızlandırmaz, yalnızca kaybı sınırlar
Vade yönetiminde kullanılan beş araç
05

Nakit sıkıştığında hangi sırayla müdahale edilir?

Panikle atılan ilk adım genellikle en pahalısıdır. Doğru sıra en ucuz kaynaktan başlar: tahsilatı hızlandır, çıkışı ötele, stoğu nakde çevir, ancak sonra dış finansman. Sıra bozulunca maliyet katlanır.

  1. 01

    1. Vadesi geçmiş alacakları topla

    En ucuz nakit, zaten sizin olan nakittir. Yaşlandırma raporunu açın ve en eskiden başlayın. Çoğu gecikmenin sebebi kötü niyet değil, hatırlatılmamış olmaktır.

  2. 02

    2. Çıkış takvimini yeniden diz

    Zorunlu olmayan ödemeleri öteleyin; tedarikçiyle konuşup vade isteyin. Konuşulmuş bir gecikme, konuşulmamış bir gecikmeden çok daha ucuzdur — ilişkiyi bozmaz.

  3. 03

    3. Yavaş stoğu nakde çevir

    Aylardır dönmeyen ürün, rafta duran nakittir. İndirimle satmak zarar gibi görünür ama o para zaten kilitliydi; nakit sıkışıkken serbest kalması kazançtır.

  4. 04

    4. Zorunlu olmayan harcamayı durdur

    Yatırım, yeni işe alım ve büyüme harcamaları ertelenebilir. Bu adımı erken atmak, sonraki adımlara hiç gerek kalmamasını sağlayabilir.

  5. 05

    5. Dış finansman

    Kredi ya da faktoring en son gelir çünkü en pahalısıdır. Geldiğinde de tutarı, 13 haftalık tablodaki EN DÜŞÜK haftaya göre belirlenmeli — göz kararı değil.

Bu beş adımın sırası tesadüf değil, maliyet sırasıdır. Birinci adım bedava, ikincisi neredeyse bedava, üçüncüsü marj kaybı, dördüncüsü fırsat kaybı, beşincisi ise doğrudan faiz. Sıkışıklıkta doğrudan beşinci adıma atlayan işletme, çoğu zaman ilk dördünde bulabileceği parayı faizle kiralamış olur.

06

Sistemde nasıl durur?

Nakit planı elle tutulan bir tablo olarak başlar ama sürdürülemez: veriler her hafta elle taşınır ve bir noktada bırakılır. Fatura, tahsilat ve ödeme kayıtları aynı sistemde tutuluyorsa projeksiyon kendiliğinden beslenir.

  • Her satış faturasının bir VADE tarihi olmalı; vadesiz fatura projeksiyona giremez.
  • Tahsilat, faturayla eşleştirilmeli. Eşleşmemiş tahsilat, alacak yaşlandırmasını bozar.
  • Tedarikçi faturalarının da vadesi kayıtlı olmalı — çıkış takvimi buradan çıkar.
  • Çek ve senetler kendi vade tarihleriyle ayrı izlenmeli; kasadaki para gibi sayılmamalı.
  • Kredi taksitleri (anapara + faiz) tekrarlayan çıkış olarak tanımlanmalı.
  • Maaş, SGK ve vergi tarihleri sabit takvim kaydı olmalı; her ay elle hatırlanmamalı.

Bu altısı sağlandığında 13 haftalık tablo elle doldurulan bir belge olmaktan çıkar; sistemdeki vadelerden otomatik oluşur ve haftalık güncelleme birkaç dakikaya iner. Sağlanmadığında ise plan iki üç hafta tutulur, sonra bırakılır — nakit planlarının çoğu bu yüzden ölür, yanlış olduğu için değil.

07

Neyi takip etmeli?

Nakit sağlığı beş sayıyla izlenir: en düşük haftalık kapanış, nakit dönüşüm süresi, vadesi geçmiş alacak oranı, ortalama tahsilat gecikmesi ve nakit karşılama süresi. Beşi birlikte okunduğunda darboğaz oluşmadan görünür.

ÖlçüNasıl hesaplanırNe anlatır
En düşük haftalık kapanış13 haftalık tablodaki en küçük kapanışGerçek nakit ihtiyacı; ortalama bunu gizler
Nakit dönüşüm süresiStok gün + Alacak gün − Borç günParanın kaç gün dışarıda olduğu
Vadesi geçmiş alacak oranıVadesi geçen alacak / toplam alacakTahsilat disiplininin durumu
Ortalama tahsilat gecikmesiTahsil tarihi − vade tarihi ortalamasıPlanın ne kadar iyimser kurulduğu
Nakit karşılama süresiMevcut nakit / ortalama haftalık net çıkışHiç tahsilat olmasa kaç hafta dayanılır
Nakit yönetimi için haftalık takip edilecek beş ölçü

Sonuncusu en sarsıcı ve en öğretici olanıdır. "Bugünden itibaren hiç tahsilat yapmasam kaç hafta ayakta kalırım?" sorusunun cevabı, çoğu işletmede tahmin edilenden kısadır. Bu sayıyı bilmek, kredi limitini ne zaman ve ne büyüklükte açacağınızı — sıkışmadan önce — belirler.

Beş sayının hepsi elle çıkarılabilir ama haftalık bakılacaksa sistemden gelmelidir. Fatura vadesi, tahsilat eşleşmesi ve ödeme takvimi düzgün tutuluyorsa beşi de tek ekranda toplanır; tutulmuyorsa önce o kayıt disiplinini kurmak gerekir — ölçüm ondan sonra anlam kazanır.

SSS

Sık sorulan sorular

Nakit akışı nedir, kârdan farkı nedir?

Kâr, gelir ile giderin farkıdır ve satışın yapıldığı anda yazılır. Nakit akışı ise paranın fiilen girip çıktığı andır. Vadeli satışta kârı bugün yazar, parayı 60 gün sonra alırsınız; arada geçen süreyi finanse etmek zorundasınız. Bu yüzden kârlı bir ay pekâlâ nakit açığı veren bir ay olabilir.

Nakit dönüşüm süresi nasıl hesaplanır?

Stok gün + Alacak gün − Borç gün. Stok gün = (ortalama stok / satılan malın maliyeti) × 365; Alacak gün = (ortalama alacak / satış) × 365; Borç gün = (ortalama borç / satılan malın maliyeti) × 365. Sonuç, paranızın kaç gün işletme dışında olduğunu gösterir. Kendi geçmişinizle karşılaştırdığınızda anlam kazanır.

Neden aylık değil de 13 haftalık plan?

Çünkü darboğaz ay ortasında oluşur ve aylık tabloda görünmez. Ay toplamında fazla veren bir işletme, tahsilat ay sonunda ve maaş ayın 15'inde olduğu için o gün ödeme yapamayabilir. Haftalık tablo bunu gösterir. 13 hafta bir çeyreğe denk gelir ve hem yeterince ileriyi görür hem tahmin edilebilir kalır.

Vade vermenin maliyeti nedir?

Vadenin maliyeti yaklaşık olarak aylık finansman maliyetiniz × (vade günü / 30)'dur. Aylık maliyetiniz %4 ise 90 gün vade yaklaşık %12'ye denk gelir. Yani vade farkı almadan 90 gün vadeyle satmak, %12 iskonto vermekle aynı kapıya çıkar. Peşin ve vadeli fiyatın aynı olduğu bir liste, vadeli müşteriye adı konmamış indirim yapıyor demektir.

Nakit sıkıştığında ilk ne yapmalıyım?

Sıra maliyet sırasıdır: (1) vadesi geçmiş alacakları toplayın — en ucuz nakit zaten sizin olandır, (2) çıkış takvimini yeniden dizin ve tedarikçiyle konuşun, (3) yavaş devreden stoğu nakde çevirin, (4) zorunlu olmayan harcamayı durdurun, (5) en son dış finansman. Doğrudan beşinci adıma atlayan işletme, ilk dörtte bulabileceği parayı faizle kiralamış olur.

Nakit sıkışıkken vadeyi uzatıp satış artırmak işe yarar mı?

Hayır, durumu kötüleştirir. Kâr tablosu düzelir ama finanse edilecek süre uzadığı için nakit daha da bozulur. Nakit sıkışıklığında vade uzatmak en tehlikeli reflekstir; doğru yön vadeyi kısaltmak ve tahsilatı öne çekmektir.

Devamında okuyun

İletişim

Operasyonunu konuşalım.